6 Aralık 2014 Cumartesi

Gündüzsefası - SARAH JIO

Gündüzsefası 

Kitabın Adı: Gündüzsefası
Orjinal Adı: Morning Glory
Yazar: SARAH JIO
Tür: Women Fiction, Mystery,
Romance
Yayıncı: Arkadya Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 357
GR Puanı: 3.77






Okuduğum her kitabından memnun kaldığım biricik yazarımız bu sefer Gündüzsefası ile çıktı karşımıza.  Yine birbirinden farklı iki hayatı irdeleyip sunmuş bize altın tepsisinde.

Ada çok yakın zamanda eşi James ile kızı Ella'yı feci bir kazada kaybetmiş olup kendine yeni bir başlangıç yapmaya karar veren birinci kadınımız. Penny ise ondan yıllar yıllar önce yaşamış ve bir Hanım Yetiştirme Yurdu'nda büyük bir disiplin ile eğitilirken karşısına çıkan Dexter adlı ressamın büyüsüne kapılmış ikinci kadınımız. Farklı zamanlarda yaşayan bu iki kadının acılarından başka bir ortak noktaları daha olacaktır: Evleri. 

Tekneler Caddesi olarak bilinen Seattle 'da bulunan yüzen evler.. Onların tüm acılarının ortağı olmuştur. Özellikle Penny için anlamı oldukça fazladır bu evlerin.. Gönlünü Dexter'a kaptıran Penny onunla mutlu bir yuva kurmanın hayalleri ile evlenmiş ve bu evde yaşamaya başlamıştır, fakat sonuçları istediği gibi olmamıştır.. Dexter tam bir iş hastası olup eşiyle hiç ilgilenmemekle beraber şüphe çekici hareketleri ile de Penny'i başka bir ilişkisi olduğuna inandırmıştır. Fakat Penny tüm bu düşüncelerine ve olan her şeye rağmen umutludur. Ta ki Collin ile tanışana kadar.
Collin iyi dans ediyordu. Adımlarımı düşünmek zorunda kalmıyor, düşünüyordum da. Hiçbir şey düşünmüyordum. Ve Collin ile göz göze gelip, gözlrimiz bir süre birbirine kenetliğinde içimde görmezden gelemediğim bir kıpırtı hissettim..
-Penny (Syf.80)
Ada yaşadıklarından ötürü pskolojik travmaya girmiş ve bir daha da çıkamamıştır. Hayat artık ona zehir gibidir. Nereye baksa kızını ve eşini görmektedir. New York şehrinde artık bu anılarla daha fazla yaşayamayacağını anladığı an Seattle'daki yüzen evi kiralar. Her ne kadar kısa bir ara dese de acılarından kaçtığını o da bilmektedir. Kiraladığı yüzen evinde ise onu günyüzüne çıkmamış sırlar beklemektedir. Bir de Alex..
''Ama artık bir kuş olmak, yağmura ve fırtınaya karşı kanat çırpmak istiyordum. Güne güneşle birlikte çiçeklerini açan ve ne olursa olsun ışıldamaya hazır bir gündüzsefasının hevesiyle başlamak istiyordum.''
-Ada (Syf. 223)
Collin, Penny için bir komşudan fazlası, bir dert ortağı olmuştur artık. Dexter'ın yokluğunda ona eşlik eden Collin, Penny için çok şey ifade etmeye başlamış ve yavaş yavaş ona aşık olmuştur. Fakat Penny için Collin'in geçmişi bir gizemdir. Öğrendiğinde ise bazı şeyler için çok geç olacaktır.

Ada acılarından kaçmak için gittiği yeni evinde rastladığı bu yabancı kişiye , Alex'e, aşık olacak ve onun hakkında birçok bilinmedik gerçek öğrenecektir. Tıpkı Penny gibi. Üstelik evinde açılmamış bir biçimde duran kilitli sandığın içinden çıkan Penny isimli güzel kadının geçmişinin bilmecesini çözmek için uğraşacaktır. Fakat nedense herkes bu konudan bahsetmemeye yemin etmiş gibidir.

Peki Ada sorularına cevap bulabilecek midir? Aniden ortadan kaybolan bu kadın hakkındaki gerçeği ortaya çıkarabilecek midir? Peki gerçek nedir? Penny ne yapmıştır?



Tüm bu sorularınızın cevabı muazzam bir detayla işlenmiş kurguda saklı. Yazarımız kitabın başından beri bağladığı düğümü öyle bir ustallıkla çözüyor ki soluk soluğa şakınlık içerisinde okuyorsunuz. Şahsen ben iki kadının da cesaretini büyük bir heyecan ve özenti içerisinde okudum. Özellikle yüzen evler.. O kadar gerçekçi ki, kendinizi aniden tahta verandada dolaşırken bulabilirsiniz.

Kitabı özellikle Mart Menekşeleri ile mukayese eden arkadaşlarıma katılmıyorum. Bu harika bir eser olmuş. Evet, belki konuları benzerlik gösterebilir ama inanın okuduğunuzda aslında çok büyük farklar yakalayacağınıza inanıyorum.

Kitabı bitirdiğinizde, tadı damağınızda kalmış bir halde, gözlerinizi kırpıştırırken beni hatırlamanız dileğiyle..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...