5 Şubat 2015 Perşembe

Tatlı Şeytan - WENDY HIGGINS

 

Kitabın Adı: Tatlı Şeytan
Seri Adı: The Sweet Trilogy #1
Orjinal Adı: Sweet Evil
Yazar: WENDY HIGGINS
Tür: Fantastic, YA, Paranormal,
Romance
Yayıncı: GO! Kitap
Sayfa Sayısı: 536
GR Puanı: 4.16





Çok severek okuduğum GO! etiketli yeni bir kitabın daha yorumu ile karşınızdayım! Tatlı Şeytan benim en başından beri merakla beklediğim ve oldukça ümitli olduğum kitaplar arasındaydı. Ne yalan söyleyeyim ümitlerim boşa çıkmadığı gibi kitabın tadı damağımda kaldı ve benden tam puanı kaptı. İşin ilginç tarafı ise birçok arkadaşım gibi ben de bu kadar sağlam bir kurgu beklemiyordum. Dediğim gibi ümitliydim ama... böylesi muhteşem bir yapıt...! İnanılmaz..... Beklemiyordum. :3



Özellikle kitabın başlarında bu 500 küsür sayfa nasıl bitecek diye kara kara düşünen ben, kitabı resmen içtim. Şimdi bile Tatlı Şeytan'ı okumamın üstünden iki hafta gibi bir süre geçmesine rağmen bu kitapla yaşadığım zamanların her saniyesini hatırlıyorum! Topu topu iki gün olsa da. Zaten kitap en başından başlayarak sizi kendine çektiği için ufak tefek yerlerde sıkılsaydım bile ki sıkılmadım? (Ya ben hala hayret ediyorum nasıl sıkılmadan okudum diye? Kendime şaşıyorum. *anlam veremiyor bu işe* *ama okudu*)
Evet işte sıkılsaydım bile yürütürdüm bu kitabı. Çünkü Tatlı Şeytan hem akıcı hem de her sayfası dolu dolu. O yüzden olur da farklı bir kitapla okumak isterseniz bence ara vermeden devam edin. Zaten siz farkına bile varamadan kitabı bitirmiş olacaksınız.

Dediğim gibi kitabın her sayfası her bölümü her satırı sevilecek cinsten. Benim kitap boyunca en çok hoşuma giden kısımlar ise genelde Kaiden ile Anna'nın tanıştıkları, beraber yolculuğa çıktıkları ve Kaiden'in kıskançlık krizlerine tutulduğu yerler oldu. Zaten kitabın son kısımlarından bahsetmiyorum bile... *kısacası ayırım yapamamış ve tüm olayları özetlemiş acınası insan örneği*

Özellikle tam o son bölümlerde... İyi kızımız Anna beni kanser etti... Bende de bir huy var olaylar sarpa sarınca kitabı ''şak'' diye kapatıyor ve ''Ay ay naptı bu? Niye yaptı? Naptıııııııı!!!!?'' gibi ünlemli cümlelerle bir ileri bir geri sallanmaya ve söylenmeye başlıyorum. Huy işte. *acayip insan* İster istemez beni bu hale soktu kitap. Tabii bunun üzerine kitabı bir beş dakika bıraktım. Sakin oldum ve devam ettim. Sonunu okuduğumda ise yazara küfrederek kitabı bitirdim. Neyse ki ikinci yolda imiş... Yani öyle duyduk... Ha. Ha. Ha. *cadı kahkahası*

O yüzden şimdi gözlerimiz yollarda devamını bekliyoruz.... Devam kitabı için GO' ya baskı yapmak isterseniz alta yorum yazabilirsiniz. :D Yaşasın kötülük!

https://betweenthepagez.files.wordpress.com/2014/08/sweet-evil-trilogy.jpg 

Peki, şimdi konuya gelebiliriz. Ya da durun, önce kapağa değineceğim. Zaten orjinal kapak... Bayılarak başkalarında seyrettiğim seri kapaklarının kütüphanemi süslemesi beni feci mutlu ediyor. Üstelik kızın elbisesi çok hoş. İnstagramda takipçimseniz kitap elime ilk geçtiğinde ayıla bayıla övdüğümü hatırlarsınız! *-* Orjinal kapak için GO'ya tekrar teşekkür eder ve konuya geçebilirim!

Şimcik. Anna Whitt on altı yaşında bir lise öğrencisi. Ama bizlerden farklı. Değişik bazı yeteneklere sahip ki bunlardan biri insanların etrafında onları çepeçevre saran auraları görüp yorumlayabilmesidir. Örneğin kırmızı şehveti yansıtırken mor kibiri yeşil ise kıskançlığı yansıtıyordur. Tabii bu işin görünen kısmı. Anna'nın auralar dışında başka duyusal hassasiyetleri de vardır. Ama ne yazık ki bu hassasiyetlerinin nelerden kaynaklandığını anlayamadığı gibi yaşadıklarını da sadece kendine saklamak zorundadır. Yani tüm bu olanları  ne en yakın arkadaşı Jay'e ne de dünya tatlısı üvey annesi Patti'ye anlatabilmektedir. Evet üvey anne. Anna doğum esnasında biyolojik annesini kaybetmiştir. Babası ise o günden beri hapishanededir. İşte Anna için bu hayatı tamamen karışıklıklardan ibarettir.

Fakat.. Bir akşam Jay ile gittiği bir konserde asla tanışmaması gereken o kişi ile tanışır. Ve dengesi altüst olur. Tahmin edin kim? İşte karşınızda Kaiden! Şu yakışıklı meşhur kötü çocuğumuz. Aslında çocuğun ne cins olduğu belli yani çocuk kötülüğün tam ortasına çivisini çakmış. Peki ama Anna için bunun bir önemi var mı? Kesinlikle yok. Yani kız çocuğa deli gibi tutuldu ilk görüşünde. Bu kadar mı demeyin, hani yaptıklarını duysanız şoka girersiniz. Evet o derece.
Tabii Anna ilk görüşte aşık olmasının yanı sıra Kaiden'de farklı bir hava da sezmiştir. Kaiden de Anna'da.
 Vay anasını!
Çocuk alev alev yanıyordu. Yani cayır cayırrdı! O zamana kadar kızların neden fazladan bir ''r'' ekleme gereği duyduklarını anlamıyordum. Bu çocuk fazladan bir ''r''ye değerdi. Syf.21
Aslında arka planda Anna'nın bilmediği birçok şey vardır ve Kaiden bunların hepsine açıklık getirebilecek tek insandır. Zamanla açığa çıkan bu gerçekler ise Anna'yı hiç de kolay zamanların beklemediğine işaret edecektir. İkisi de nefilim soyundan gelen ve belirli ''Dük'' lerin (kısacası iblislerin) çocuklarıdır. Örneğin Kaiden'i ele alırsak; o Şehvet Dükü'nün oğludur. Anna ise ''Madde Bağımlılığı''nın savunucusu(!) Belial'ın kızıdır.
Diğer dükler ve isimleri ise kitabın en arka sayfasında çocukları ile birlikte detaylı olarak yazılmış. Bu bir spoiler değil. İsterseniz kitabı alır almaz bakabilirsiniz. Yine de kitap boyunca Dük konusunun daha detaylandırılmasını beklediysem de olmadı. Umudum diğer kitaplarda...

Evet, bahsettiğim üzere Kaiden de aslında aşık olmaması gereken tek insana yani Anna'ya ilerleyen zamanlarda aşık olacaktır. Şuraya kişisel bir not düşmem gerekirse bazı kısımları Kaiden'in ağzından okumayı inanın çok isterdim. Çünkü yazarın kalemi buna gerçekten müsait. Tabii bu isteğimin gerçekleşme ihtimali çok düşük de olsa notumu düşeyim dedim.
Anlattıklarımın dışında bilmeniz gereken çok önemli detaylar yok. Aslında diğer dük çocuklarından biri daha var bahsetmek istediğim ama size süpriz olsun istiyorum... Çocuğun da erkek olduğunu düşünürsek...E yani kıskançlık filan dedim yukarıda azcık tahmin edersiniz gibi.. ;)

Kısacası.
Ben kitabı okurken çok eğlendim. Evde bıraktığım hr saniye aklımda kalıyordu. Gerçi benim için her kitap öyle oluyor ya...neyse... İşte size tavsiyem Tatlı Şeytan'ı muhakkak kütüphanenize eklemeniz ve tabii okumanız. İnanın bana gerçekten çok seveceksiniz! Umarım üçlemenin tamamına en kısa zaman da biz de kavuşur ve şu melek/iblis savaşına kaldığımız yerden devam edebiliriz!

Ve son olarak sizi trailer ile başbaşa bırakıyorum!


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...