24 Mayıs 2015 Pazar

Karmakarışık - EMMA CHASE

 

Kitabın Adı: Karmakarışık
Seri Adı:
Tangled #1
Orjinal Adı:
Tangled
Yazar:
EMMA CHASE
Çeviri:
Deniz Beril Bacaklılar
Tür:
Romance, Adult Fiction, Erotica
Yayıncı:
Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı:
433
GR Puanı:
4.19







Uzunca bir aradan sonra herkese tekrar merhaba! :3 Evet, ölmedim yaşıyorum, yehu~~~ Şu sınavların gözü kör olsun işte! Sayelerinde iki dakika boş zamanım olamadı, olamıyor. Neyseki 1 ay sonra bana size herkese yaz tatili inşallah! Bol bol bol bol..... kitap okumak ve sizlerle paylaşmak istiyorum.. T.T Tutmayın beni!~

Evet, gelelim bugün neler anlatacağıma. Başlıktan anlayacağınız gibi sizlere fıstık gibi bir adamı .... Öhööööööööööö. Pardon, kitabı yorumlayacağım. Aslında Karmakarışık romanını öyle aman aman bekleyenlerinden değildim. Fakat İzmir Fuarında... -KESTİK. Evet, biliyorum aslında harika bir fuar yazısı yazmam gerekiyordu ancak olmadı.. O kadar da kendime söz vermiştim ama cidden başaramadım. Kısaca özet geçersek çok güzel bir 4 gün geçirdim arkadaşlarıma kavuştum denize nazır kahvaltımı filan yapıp 32 kitapla döndüm... İnşallah seneye bir post halinde yazarım!- evet, fuarda ani bir teklif ile Konuk olarak Kitap Oburları'na katıldım. Ve işte karşınızdayım!

Şimcik. Gelelim Karmakarışık'a. Aslında bu kitap bana nefret ve sevgi arasında ne kadar ince bir çizgi olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu. Ups. Bir saniye. Bu ince çizgi Kate ile Drew 
arasındaki değil. Yanlış anlamayın lütfen. Bendeniz okur ile Drew arasında...



Önemli Not: Bu kısımdan sonrası fazlasıyla hakaret ve sevgi sözcüğünü aynı anda bulundurma potansiyeline sahip olup bir ilki gerçekleştirecektir. Kendinizi hazır hissetmiyorsanız başlamayın...

Elimizde iki ana karakterimiz var ki bunlardan biri şu çok meşhur zengin, karizmatik oldukça yakışıklı, esprili ve beyniyle yaşamayan kendini beğenmiş, kibirli, bencil, öküz ve benmerkezcil .. Drew.  -Daha neler derim de.-
Bir insan bu kadar mı saf olabilirin birinci el örneği. Kitap boyunca beni o kadar kızdırdı o kadar kızdırdı ki anlatamam. Şahsen ben bu kitabı okurken adamın yanında olsam saniyede bir ağzına ağzına çarpardım.
Tabii sayıp sövdüğüme bakmayın adam bir o kadar da tatlı... hoş... ve .. gerçekten esprili! -Yani bana bu ikilemi yaşatıyorsun ya Drew umarım gazabımı atlatamaz ve cehennem ateşinde cayır cayır yanarsın! -_-''-
 Dediğim gibi kendini o kadar beğenmiş burnu kaf dağlarında bir adam ki Drew , sürekli "Ben harikayım! Ben muhteşemim! Tüm kızlar yanımda kölem olsun! Bir gece yattığım bir kızla bir daha asla yatmam! Ben bu şirketin olmazsa olmazıyım! Her şey benim için! Ben! Ben! Ben!"
Sonra.. ? İşte böyle Kate gibi bir kıza vurulur ve tavan yapmış egonu zirvede bırakarak bir bir basamakları inersin. Ve de avucunu yalayıp sürünerek.

Kitabın birçok yerinde acaba Drew'in kafasına beyin yerine pembe jöle filan mı doldurmuşlar diye sormadan edemedim! Özellikle son kısım da öyle bir olay var ki sormayın gitsin! Kitabı şak diye kapatıp Drew'in yaptığı salaklığa ağlarsınız. Evet, o kadar!
Of..

Siz şu an benim yatışmış halimi görüyorsunuz. Cidden. Kitabı okumamın üstünden haftalar geçti. Düşünsenize tüm bir kitap benim için böyle geçti. Bir sayfada saydırıyorum diğer sayfada eriyorum. Ceza gibi..

Neyse şimdi koca bir postu Drew'e adama gibi bir potonsiyele sahibim o yüzden fazla vakit kaybetmeden Kate ve esas konumuza dönelim.
Kate benim kitap boyunca beğendiğim hareketlere sahip bir kız oldu. Tabii yanlışları da yok değil ama Drew'in hakkından gelme konusunda eline su dökülemez. Özellikle süründürme kısmında.

Kitabımız Drew'in yatak döşek yatmış ve kendini bilhassa hayatını övmesiyle başlıyor. Tabii neden bu halde niye yataklarda sürünüyor bilmiyoruz. İşte Grip dediler diyor. Gripmiş. Filan.
Sonra başlıyor esas nedenini anlatmaya. Kısacası teşhis koymayı bize bırakıyor.
Dediğim gibi Drew tek gecelik ilişkilerin adamı. Her gece farklı bir mekanda farklı bir kızla. İşte yine böyle bir akşam barda gördüğü bir hatuna vuruluyor. *argoya dikkat* Tabii başlarda işi ''Drew bir tanrıdır ve asla bir kızın ayağına gitmez.'' triplerine vursa da kendisine engel olamıyor ve tıpış tıpış kızın ayağına gidiyor fakat kız ona yüzüğünü gösterek nişanlı olduğunu belirtip güzel bir kapak yapıyor. Eh, bizim de içimizin yağları filan eriyor. Kısacası o akşam bir vukuat yaşamadan ayrılıyorlar.

Ertesi gün işe giden Drew ise karşılaşacağı süprizden bihaber. A. Size Drew'in zengin olduğundan bahsetmiş miydim? Kendi şirketleri filan olduğundan? Hayır mı? İşte şimdi biliyorsunuz! Babasının yatırım bankacılığı firmasında o gün yeni elemanın tanıtımı yapılacaktır. İstemeye istemeye toplantıya katılan Drew yeni elemanla karşılaştığında gözlerini pörtlete pörtlete kadını süzer ve şoka uğrar. Doğru tahmin! İşte karşınızda tüm endamıyla Drew'i paspas edecek kadın: Katherina Brooks!
*alkış*

E tabii kız zeki, olgun, oturaklı ve bir de nişanlı. Tam da Drew'in ağzına layık. Ancak.. bu kız kolay kolay sahiplenilecek bir kız değil canım. Bilginize.
Sonuç olarak Drew Kate'e bildiğiniz vurulur. Aşık olmanın bir üst düzeyi yani. Dağ gibi adamın düştüğü hallere bakın.. Nıç nıç nıç. Siz siz olun büyük konuşmayın. Yoksa böyle erirsiniz işte.

Anlayacağınız üzere çiftimiz arasında iş ile ilgili başlayan rekabet yavaş yavaş yerini nefret ve sonra da aşka bırakır. Siz de kitabı okurken böyle kımıl kımıl kaynarsınız. Şahsen ben sonlara doğru Kate ile bir oldum hain hain sırıtmaya filan başladım ki hiç hoş şeyler değil bunlar.

Tüm bu karakter ''analizini'' (!)  vs. kenara atarsak Emma Chase denen şu kadına bildiğiniz taptım. Yazar erkek olsa bu kadarını yazamaz! Nasıl iş bu? Kitabın sonunda, bu kadın bizi yiyor kesin erkek lan bu diye saçma sapan düşüncelere kapıldım! Bu yüzden sizlerden yazarımıza kocaman bir alkış istiyorum!
Benim açımdan hoşlandığım diğer bir konu ise kitabın sohbet tarzı şeklinde yazılmış olması. İşte bu nokta kitabı okumayı o kadar eğlenceli ve samimi kılmış ki anlatamam. Belki bu şekilde yazılmasaydı kendimi bu denli kaptıramazdım. :D

Tüm bunlara rağmen kitaba neden 4 verdim derseniz.... Kitabı okurken bazı yerlerde anlamlandıramadığım boşluklar farkettim. Nasıl desem, evet tamam konuşmalar güzel konu akıyor ama o boşluklar kapatılamamış. Bu kitabın daldan dala atlamasından mı kaynaklı yoksa yer/karakter betimlemelerinin fazla belirgin olmamasından mı bilemedim. Bunun dışında kitabımızın eksiği gediği yok.
A bir de erotik tarzda olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Uyarmadı demeyin hani ;)

Eğer bu tarzı sevmiyorsanız bile kitaba bir şans verin derim. Pişman olmazsınız!
*Not: Bizi bu kitapla ve bu muhteşem ciltli haliyle buluşturan Ephesus'a sonsuz sevgiler...


Alıntılar


Birincisi: Tanrı benden nefret ediyor. İkincisi: hayatımın büyük bölümünde çok ama çok yaramaz bir çocuk oldum ve bu da hatalarımın karşılığı. Karma. Karma hakkında ne derler bilirsiniz, değil mi?

Karma lanet olası bir sürtüktür.

(Drew | Syf. 38)

... Kate Brooks'a duyduğum ilginin - yok 'ilgi' yeterince güçlü bir kelime olmadı. Bu 'ihtiyacın' diyelim öylece yok olup gitmeyeceğini fark ediyorum. Karşı koymaya çalışabilirim ama nihayetinde ben de yalnızca bir insanım.
(Drew | Syf. 53)


Daha önce yüzlerce kızı öptüm. Daha çok binlerce diyelim. Fakat hatırladıklarımı toplasan bir avuç etmez. Ama bu öpücük? İşte bu öpücüğü uzun bir süre aklımdan çıkaramayacağım kesin.
(Drew | Syf. 105)

Şu an ne düşündüğünüzü biliyorum."İyi de ne oldu?" Benim gibi kendinden emin yakışıklı gayet karizmatik bir genç adam nasıl oldu da ilk tanıştığınız gripli, pasaklı, evine kapanmış birine dönüştü?
Az kaldı bana güvenin.
Size tüm resmi göstermeden önce, hayatımın dönüştüğü pembe dizide tanışmanız gereken birkaç karakter daha var.
(Drew | Syf. 150)

Kate ofisine giderek kapısını kapatıyor ve ben dışarıda öylece kalakalıyorum. İşte erkekler bu noktada mahvoluyorlar. Tanrı Havva'ya o fazladan kaburgayı verdiğini de bize de fazladan bir şey vermeliydi. Zihinsel telepati mesela...
... Flaş haber bayanlar. Düşüncelerinizi okumak gibi bir yeteneğimiz yok. Ve açık konuşmak gerekirse böyle bir şey istediğimi de sanmıyorum. Kadınların aklı korkutucu bir yer.
(Drew | Syf. 181)

Gözlerimi tavana dikiyorum. Evet, bunlar gözyaşı. Sıvı pişmanlık.
Durmayın, bana yumuşak deyin, korkak deyin. Hak ediyorum. Aslında umrumda da değil.
Artık değil.
(Drew | Syf. 282)

Sadece hastaysam, aspirin içip biraz uyuduğumda geçecektir. Tekrar eski halime dönerim. Eninde sonunda. Ama yıkıldığımı itiraf edersem, kalbimin binlerce parçaya ayrıldığını kabullenirsem… Bir daha ne zaman kendime gelirim bilemiyorum.
Belki de asla.
(Drew | Syf. 283)

... Ablamın gönül yaram konusunda bana şefkatli davranmasını beklemem çok doğal. Halimden anlayacağını biliyorum.
Ama aldığım tek cevap, "Sen lanet olası aptalın tekisin, biliyorsun değil mi, Drew ?"oluyor.
Sanırım, ona neden Kaltak dediğimi merak etmeye başlamıştınız. Buyrun.
(Drew | Syf. 287)

Bana hiç acımıyorsunuz, değil mi? Ettiğimi buldum, diye düşünüyorsunuz? Hatta daha da beterini hak ettiğimi? Bugünlerde herkes böyle düşünüyor gibi. Tamam, işleri batırdım. Orası kesin. Çok fena düştüm ama bütün büyük adamlar düşmez mi? Hem o günler geride kaldı artık. Yedek kulübesinde kurtuldum ve oyuna dönüyorum.

Tek umudum, Kate'in bana bir şans daha vermesi.
(Drew | Syf. 293)

Savaşları, eylemler kazanır. Yaraları, eylemler iyileştirir. Sözler değil. Sözler ucuzdur. Özellikle de benimkilerin değeri şu anda felaket bir düşüş yaşıyor.
O yüzden… Bir plan yaptım. Ve başarısızlık, bunun bir parçası değil.
(Drew | Syf. 305)

Kate'in en sevdiği çiçeğin beyaz papatya olduğunu bilmeme rağmen, çiçekçiye özellikle onlardan yollamamasını söyledim. Onun yerine egzotik çiçekler seçtim. Parlak renkli taç yaprakları ve tuhaf şekilleri olan buketler. Kate'in muhtemelen hayatı boyunca gitmediği yerlerden gelen, hayatı boyunca görmediği türden çiçekler.

Onu götürmek istediğim yerlerden.
(Drew | Syf. 322)

3 yorum :

  1. iyi bir site teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. gerçekten okuduğum en eğlenceli kitap yorumuydu. bu kitabı okumalı mıyım? erotik kısımları çok mu fazla? kitap gerçekten hoşuma gitti ama o kısımlardan korkuyorum. NOT:14 yaşındayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk olarak çok teşekkür ederim :3 Evet maalesef kitap erotik sınıfında ve açıklık fazla. Beni sakın yanlış anlama ama yaşına uygun bir kitap değil =) şöyle bir 3/4 sene sonra ise rahatlıkla alıp okuyabilirsin ;)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...