14 Mart 2017 Salı

Herkese yeniden merabaa!                                                                                                                                   Yazmayalı bir aydan fazla olmuş, bende artık kitap yorumu yapmanın vakti geldi diye düşündüm..                                                                                                                                                                                                                                                                                     Kitap adı: Yüreğinin Götürdüğü Yere Git                                                                                                                   Yazar: Susanna Tamaro                                                                                                                                                                                                                                                              Öncelikle bu kitabın yeri bende çok ayrı. Çünkü okuduğum ilk 'yetişkin kitabı'. Yani yetişkin kitabı derken öyle erotik falan değil tabiki! Daha çok ilkokulda okuduğumuz dili sade olan hikayelerden, derin anlamlar içeren romanlara bir geçiş evremdi bu kitap. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'i ilk okuduğumda 6.sınıftaydım. (aslında o zamanlar isteyerek okumadım çünkü bu kitaptan sınav olacaktık) Ama o zamanlar bile beni etkilemişti hikayesi. Yıllar sonra tekrar okuyunca daha bir anlamlı geldi..                                                                                                                                                                                                                                                           Biraz konusundan bahsedecek olursam; seksen yaşında bir büyükannenın torununa yazdığı ama göndermediği mektuplar. Daha çok günlük tutmuş gibi. Evet kitabın konusu tam olarak bu. Ama bu büyükannemiz öyle güzel hem kendiyle hesaplaşmış hem de torununa öğütler vermiş ki.. Okurken torunu sizmişsiniz gibi hissediyorsunuz. (okurken bazı yerlerin altını çizdim açar açar bakarım diye) Yani sözü çok uzatmaya gerek yok. Ben kitabı çok beğendim kesinlikle okunmaya değer. Umarım siz de beğenirsiniz. :)                                                                                                                                                                                                        Tekrar görüşmek üzere!!

9 Şubat 2017 Perşembe

Bi' tanışalım...

Herkese merhaba!

 Ne zamandır kendimi tanıtacağım bir yazı yazmak istiyordum ama yolculuklar, arkadaşlarla özlem gıderme, okulların açılması falan derken yazamadım kısmet bugüneymiş artık.. Ee ne demişler geç olsun güç olmasın :) Aslında kitaplar hakkında bir blog yazma tam benlik bir şeydi yani her zaman hayalini kurduğum bir şey. Ama bu kadar blogger'ın olduğu ''bloggerlar dünyası'' na girmek bana biraz zor geldi. Yapabilecek miyim? Yazabilecek miyim? bu yüzden açıkçası pek cesaret edemedim ( bu kadar blogger'ın olduğu yerde seni harcarlar Hatçe durumuna da düşmek istemedim :)) Ama çok yakın arkadaşım mükemmel bi teklifle geldi. Bildiğiniz üzere yaklaşık 2 yıldır kitap telvesi aktif değil. Merve bana uzun zamandır yazmıyorum gel beraber yazalım bana yardımcı ol deyince... Ve ben de ne yaptım?? Bu teklife balıklama atladım. Hem hayalimi gerçekleştireceğim hem de bu işe tek başına girmemiş hatta bana zaman zaman öğretmen olacak biriyle olmak benim için kaçırılamaz bir fırsattı. Yani benim kitap telvesi'ne ortak olma hikayem böyle başladı. 

8 Şubat 2017 Çarşamba

Kurt Prenses - CATHRYN CONSTABLE







Kitabın Adı: Kurt Prenses
Orjinal Adı: The Wolf Princess
Yazar: CATHRYN CONSTABLE
Tür: Mystery, Fantasy, Childrens
Yayıncı: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 248
GR Puanı: 3.66






21 Ocak 2017 Cumartesi

Başa saralım...

Nasıl olsa nereden başlasam diye düşünmekten pek de yazamıyorum sanırım. Zaten neredeyse 2 sene sonra elimin klavye üzerinde takır takır kaymasını da beklemiyordum ama bu kadar tutuk yazmaya da alışkın değilim. Geçenlerde hesabıma bağlı e mailime ulaştım ( ulaştım çünkü unutmuştum tamamen kullanıcı adına kadar hem de :D ) ve çok farklı bir şey aratırken aslında hiç de aklımda olmayan blog mesajları ile karşılaştım. İçim burkulmadı desem büyük yalan olur. Kimisi kapatıp gittim diye mesaj atmış kimisi kitap ismi kimisi seri devamı sormuş kimisi de başka şeyler. Çok ... nasıl desem değişik hissettim. Zaten yakın zamanda kitapçılarda gezerken aklım sürekli blogumda ve geride bıraktıklarımdaydı. 

Uzun süre kopuk olursanız eski uğraşlarınızdan bir süre sonra nasıl hissettirdiğini unutabiliyorsunuz. Benim için aslında blog işi kafamda tamamen bitmişti gibi bir şeydi. Çünkü bu bir hobiydi ve başlarda gerçekten çok çok zevkliydi. Belki daha tecrübesiz ve amatördüm ama bir şeyleri paylaşmaktan aşırı derecede zevk alıyordum. Burası çok içten bir şekilde ifade etmem gerekirse kendimi kitaplarla beraber yazıya döktüğüm alandı. Nasıl anlatsam size nasıl paylaşsam duygularımı bilmiyorum ama yapaylık ya da yazmak için yazma yoktu. Yani birbirini tanımayan blog da yoktu. O kadar küçük bir alandaydık. Bu kadar fazla talep olmayınca e haliyle de bu kadar büyümemişti iş. Yayıncılıklar facebook kullanır mıydı onu bile hatırlamıyorum siz düşünün. Yazar yazar paylaşırdım ne istersem. Tabii şimdi artık yazılardan ziyade vloglar falan daha popüler oldu gönüllerde her ne kadar yazmak da olsa konuşarak anlatmak evet biraz daha kolay oluyor. Çünkü siz yazıda en fazla ne kadar anlatabilirsiniz ki. Mimikleriniz konuşmalarınız sizi tamamlıyor. Ama ben hala yazıyorum o da ayrı bir zıtlık. :D

Sonra bi anda gerçekten kitaplar çok popüler ve hani ne derler okumak için değil de sergilenmek için alınır oldu. Yanlış anlamayın bunu ben bizzat yaptım. :D Alıp inanın şu an okumadığım o kadar fazla kitap var ki sözü edilemez. Benim açımdan gerçekten yıpratıcı evet yıpratıcı düzeyde oldu. Bi an hobi adı altında gerçekleşen olay en kaba tabirle yarışa döndü. Ve hepimiz de bir süre bu hızla gidince olayı gerçekten anlayamadım devam ettim ve artık elim eski kitaplara gitmemeye en yenisi hangisiyse onu almaya sonra onu bir köşeye atıp ötekini almaya yöneldim. Ve tabii bunları yapa yapa bir süre sonra her insanda olacağı gibi bir bıkkınlık oluştu. Ve en kısa yol olarak bıraktım. Benim için kökten çözüm gerçekten buydu..

Ve inanın bu yazma isteğinin gelmesi tam olarak 1 yıl 7 ay sürdü. Neredeyse dile kolay 2 yıl. Yani bir şeyi çok sevip sonra bu olaydan aşırı dereceden bıkmanız çok kötü bir durum. Bu olay bıkana kadar o işi yapmak olmuyor kendini o işten bıktıracak raddeye getirmek oluyor ki bu da gerçekten insanı yıpratıyor.
Şimdi bazılarınız bu kitap yorum yazma olayı ne oldu ki bu kadar abartıya gerek gördün diyecek eminim. İşte haklısınız ya sorun orada :D Yani bir hobi nasıl hayatınızın odak noktası haline gelebilir diye sorsalar herhalde bu şekilde olabilir derim.

Tabii bir de bu alanda yayıncılıklar da işin içine girince şahsen ben objektifliğimi de kaybetmek üzereydim. Bu aslında gerçekten sizi zora sokabilen bir durum. 

Dediğim gibi bu son 1 ayda özellikle dönüş yapıp yapmama konusunda büyük tereddütteydim sonra çok eski yakın bir arkadaşımı da bu işin içine alarak biraz hani onun için açıyorum falan :D gibi vicdan rahatlatıcı motive edici sözler söyledim kendi kendime. Artık böyle gerçekten bu kitap işini kafamda asla bitiremeyeceğimi de anladım. Çünkü gerçekten kitap okumak birilerine tavsiyede bulunmak çok tadından yenmez bir durum. Tabii bu benim için. Yani kısacası ne kadar geri plandan olursa olsun takip ettiğim kitap alanına kendi açımdan tabii :D dönüş yapıyorum. Çok tatlı bir kızla...
 
E haliyle eski yorumlarım kadar ilk yorumlar iyi olmayabilir çünkü çok aşırı bir kayıp var gerçekten hatta bazı yorumları okuyunca ''a bunu ben mi yazmışım'' dediğim çok durum var. Yani güzel yazmışım baya. Kendi kendimi şaşırttım :D 
Bana gelen mesajların bir tanesinde hala bu emaili kullanıyorsan.. ibaresi vardı ben de siz aynı şeyi söyleyerek eğer hala kitaplara merakınız varsa ve gerçekten bişiler paylaşmak bir yorumla iyi ya da kötü düşüncenizi söylemek isterseniz her zaman yazın. Çünkü ben yazacağım. Sizinle paylaşmaya çalışacağım bazı şeyleri belki tam aktaramayacağım hata yapacağım ama yine de yazacağım. 
Çünkü her ne kadar götürüsü olsa da getirisi de bi o kadar fazla oldu bu alanın. Bu alanı kendine gerçekten meslek edinen çok güzel insanlar oldu. Ara verip tekrar devam eden bırakmayan gerçekten bırakmaya da eli gitmeyen bir çok blog yazarı tanıyorum. Ellerine sağlık. Yani bu gerçekten azımsanacak bir durum değil ben pes etmiştim ama onlar inatla yazdılar ve hala da yazıyorlar. 

Benim şimdilik diyeceklerim bu kadar eğer yine böyle konusu gelirse ki gelir :D ben yazacağım değineceğim her şeye yine. Bir sorunuz düşünceniz varsa muhakkak yazın her yerden. Bir sonraki yayına kadar da kendinize iyi bakın! Buraya kadar okuyan herkese ise ayrıca teşekkür ederim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...