21 Ocak 2017 Cumartesi

Başa saralım...

Nasıl olsa nereden başlasam diye düşünmekten pek de yazamıyorum sanırım. Zaten neredeyse 2 sene sonra elimin klavye üzerinde takır takır kaymasını da beklemiyordum ama bu kadar tutuk yazmaya da alışkın değilim. Geçenlerde hesabıma bağlı e mailime ulaştım ( ulaştım çünkü unutmuştum tamamen kullanıcı adına kadar hem de :D ) ve çok farklı bir şey aratırken aslında hiç de aklımda olmayan blog mesajları ile karşılaştım. İçim burkulmadı desem büyük yalan olur. Kimisi kapatıp gittim diye mesaj atmış kimisi kitap ismi kimisi seri devamı sormuş kimisi de başka şeyler. Çok ... nasıl desem değişik hissettim. Zaten yakın zamanda kitapçılarda gezerken aklım sürekli blogumda ve geride bıraktıklarımdaydı. 

Uzun süre kopuk olursanız eski uğraşlarınızdan bir süre sonra nasıl hissettirdiğini unutabiliyorsunuz. Benim için aslında blog işi kafamda tamamen bitmişti gibi bir şeydi. Çünkü bu bir hobiydi ve başlarda gerçekten çok çok zevkliydi. Belki daha tecrübesiz ve amatördüm ama bir şeyleri paylaşmaktan aşırı derecede zevk alıyordum. Burası çok içten bir şekilde ifade etmem gerekirse kendimi kitaplarla beraber yazıya döktüğüm alandı. Nasıl anlatsam size nasıl paylaşsam duygularımı bilmiyorum ama yapaylık ya da yazmak için yazma yoktu. Yani birbirini tanımayan blog da yoktu. O kadar küçük bir alandaydık. Bu kadar fazla talep olmayınca e haliyle de bu kadar büyümemişti iş. Yayıncılıklar facebook kullanır mıydı onu bile hatırlamıyorum siz düşünün. Yazar yazar paylaşırdım ne istersem. Tabii şimdi artık yazılardan ziyade vloglar falan daha popüler oldu gönüllerde her ne kadar yazmak da olsa konuşarak anlatmak evet biraz daha kolay oluyor. Çünkü siz yazıda en fazla ne kadar anlatabilirsiniz ki. Mimikleriniz konuşmalarınız sizi tamamlıyor. Ama ben hala yazıyorum o da ayrı bir zıtlık. :D

Sonra bi anda gerçekten kitaplar çok popüler ve hani ne derler okumak için değil de sergilenmek için alınır oldu. Yanlış anlamayın bunu ben bizzat yaptım. :D Alıp inanın şu an okumadığım o kadar fazla kitap var ki sözü edilemez. Benim açımdan gerçekten yıpratıcı evet yıpratıcı düzeyde oldu. Bi an hobi adı altında gerçekleşen olay en kaba tabirle yarışa döndü. Ve hepimiz de bir süre bu hızla gidince olayı gerçekten anlayamadım devam ettim ve artık elim eski kitaplara gitmemeye en yenisi hangisiyse onu almaya sonra onu bir köşeye atıp ötekini almaya yöneldim. Ve tabii bunları yapa yapa bir süre sonra her insanda olacağı gibi bir bıkkınlık oluştu. Ve en kısa yol olarak bıraktım. Benim için kökten çözüm gerçekten buydu..

Ve inanın bu yazma isteğinin gelmesi tam olarak 1 yıl 7 ay sürdü. Neredeyse dile kolay 2 yıl. Yani bir şeyi çok sevip sonra bu olaydan aşırı dereceden bıkmanız çok kötü bir durum. Bu olay bıkana kadar o işi yapmak olmuyor kendini o işten bıktıracak raddeye getirmek oluyor ki bu da gerçekten insanı yıpratıyor.
Şimdi bazılarınız bu kitap yorum yazma olayı ne oldu ki bu kadar abartıya gerek gördün diyecek eminim. İşte haklısınız ya sorun orada :D Yani bir hobi nasıl hayatınızın odak noktası haline gelebilir diye sorsalar herhalde bu şekilde olabilir derim.

Tabii bir de bu alanda yayıncılıklar da işin içine girince şahsen ben objektifliğimi de kaybetmek üzereydim. Bu aslında gerçekten sizi zora sokabilen bir durum. 

Dediğim gibi bu son 1 ayda özellikle dönüş yapıp yapmama konusunda büyük tereddütteydim sonra çok eski yakın bir arkadaşımı da bu işin içine alarak biraz hani onun için açıyorum falan :D gibi vicdan rahatlatıcı motive edici sözler söyledim kendi kendime. Artık böyle gerçekten bu kitap işini kafamda asla bitiremeyeceğimi de anladım. Çünkü gerçekten kitap okumak birilerine tavsiyede bulunmak çok tadından yenmez bir durum. Tabii bu benim için. Yani kısacası ne kadar geri plandan olursa olsun takip ettiğim kitap alanına kendi açımdan tabii :D dönüş yapıyorum. Çok tatlı bir kızla...
 
E haliyle eski yorumlarım kadar ilk yorumlar iyi olmayabilir çünkü çok aşırı bir kayıp var gerçekten hatta bazı yorumları okuyunca ''a bunu ben mi yazmışım'' dediğim çok durum var. Yani güzel yazmışım baya. Kendi kendimi şaşırttım :D 
Bana gelen mesajların bir tanesinde hala bu emaili kullanıyorsan.. ibaresi vardı ben de siz aynı şeyi söyleyerek eğer hala kitaplara merakınız varsa ve gerçekten bişiler paylaşmak bir yorumla iyi ya da kötü düşüncenizi söylemek isterseniz her zaman yazın. Çünkü ben yazacağım. Sizinle paylaşmaya çalışacağım bazı şeyleri belki tam aktaramayacağım hata yapacağım ama yine de yazacağım. 
Çünkü her ne kadar götürüsü olsa da getirisi de bi o kadar fazla oldu bu alanın. Bu alanı kendine gerçekten meslek edinen çok güzel insanlar oldu. Ara verip tekrar devam eden bırakmayan gerçekten bırakmaya da eli gitmeyen bir çok blog yazarı tanıyorum. Ellerine sağlık. Yani bu gerçekten azımsanacak bir durum değil ben pes etmiştim ama onlar inatla yazdılar ve hala da yazıyorlar. 

Benim şimdilik diyeceklerim bu kadar eğer yine böyle konusu gelirse ki gelir :D ben yazacağım değineceğim her şeye yine. Bir sorunuz düşünceniz varsa muhakkak yazın her yerden. Bir sonraki yayına kadar da kendinize iyi bakın! Buraya kadar okuyan herkese ise ayrıca teşekkür ederim.

7 yorum :

  1. Bazı şeyleri sevmeyi abartıp çok çabuk tüketiyoruz. Bir ara kitaplar için bende de olmuştu bu durum. Ama öyle bir tutku ki ne yapsak iyi ki peşimizi bırakmıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi , insan bir türlü kopamıyor. Bir şekilde hep devam ediyor :)

      Sil
  2. Geri dönmene sevindim o zaman.Yazmaya devam et.Okumaya devam edeceğiz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Elimden geleni yapacağım

      Sil
  3. Öncelikle tekrar hoş geldiniz. Kitap okumanın bir yarış ve reklam aracı olması pek çok bloggeri yazmaktan soğuttu. Umarım eski günlerimize döneriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten, düşününce bazı şeylerin az ve öz oldukları zamanlar hep daha güzel geliyor. Ben de okuma ve paylaşmanın fazla olduğu dönemleri çok özledim. :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...